25 Aralık 2014 Perşembe

Saç Yaşlanması

Saç Yaşlanması


Yaşlanmanın klasik bir bulgusu olan saç ağarması genetik, metabolik ve çevresel faktörlerden etkilenir.

Yaşlanmayla kıl köklerindeki renk hücrelerinin kaybında ultraviyole ışınlarının etkisi, kronolojik yaşlanmadan daha önemlidir. Ayrıca beyazlaşan saçlarda, bakır miktarının da azaldığı saptanmıştır.

Saç Beyazlamasının Menopozla İlişkisi 

Erken saç ağarmasının kemiklerdeki mineral yoğunluğu azalmasıyla bir bağlantısının olabileceği düşünülüyor. Özellikle menopoz sonrası kadınlarda saçın ağarmasıyla osteoporoz arasında bir ilişki olabileceği bildirildi.



Yaşlılıkta Saç Dökülmesinin Nedenleri

 

Yaşlılarda saçın büyüme hızı da yavaşlıyor. Erkek tipi kellikte görülen kıl kökü ve gövdesinin küçülmesi olayı her iki cinste yaşlılığa bağlı olarak ortaya çıkar . Ancak yaşlılıktaki kıl küçülmesi, erkek tipi dökülmedekinden daha yavaş ve hafif seyreder.

Saç Yaşlanmasını Önlemenin Yolları


Saçta yaşlanmayla oluşan değişiklikleri en aza indirebilmek için ilk önlem çevreden gelen zararlı etkileri azaltmak. Bu zararlı etkilerin başında ultraviyole ışınları gelir. Güneş ışınlarının yanı sıra tedavi veya kozmetik amaçlı yapay ultraviyole kaynakları (PUVA tedavisi ve solaryumlar) saçın hem keratin yapısını, hem de pigment oluşumunu bozar. Böylelikle saçlar zayıfladığı gibi rengi de bozulur.

Ultraviyole başka aşırı sıcak, soğuk, kimyasal zararlı etkenler (asit ve alkaliler) de saçta yaşlanmaya bağlı fizyolojik yıpranmayı arttırır. Menopoz sonrası endokrin eksikliklerin yerine konma tedavileri saç ve deride yaşlanmanın yaptığı etkilerin azalmasına katkıda bulunabilir. Son yıllarda saç dökülmesini ve hasarını düzelten, doğal saç renginin korunmasına yardımcı olan keratin içerikli ağızdan alınan destek tedavi ürünleri çıktı.

Saç Yaşlanmasında Mezoterapi


Saçlı deriye uygulanan mezoterapi yöntemiyle de kıl köklerinde bozulmuş olan dolaşımı canlandırıcı, kıl köklerinde yapılanmayı sağlayıcı, güçlendirici birtakım maddeler de enjeksiyon yoluyla veriliyor. Böylece saç yaşlanması engellenerek, saçlara yeniden hayat kazandırılıyor.

Saç Derisinde Kepeklenme


Kepeklenme, saçlı derinin en üst tabakasının küçük, ince plakalar halinde dökülmesi. Bebek ve çocuklarda nispeten seyrek görülürken, yetişkinlerde önemli bir kozmetik sorun. Buluğ çağını takiben erkek ve kadınların yaklaşık yarısında bulunur. Bir hastalıktan çok fizyolojik bir durum olarak kabul edilebilir.

Kepeklenmenin Nedenleri ve Tedavisi


Kepeklenmenin sıklık ve şiddeti, 20”li yaşlarda en üst düzeydeyken, 50 yaşından sonra azalır. Bazı otoriteler kepeklenmenin organik hastalıklar veya çevresel faktörlerle ilişkili olduğunu öne sürer. Bunun dışında yağlanma, hormonlar, metabolik bozukluklar, diyet, sinirsel gerilim ve kozmetiklere karşı reaksiyon gibi nedenler üzerinde de duruluyor.

En çok kabul gören varsayım, çeşitli mikroorganizmalarla ilişkisi yönünde. Tedaviyle kepeklenme azaltılır, fakat bu duruma yol açan mayanın tekrar üremesiyle kepeklenme yeniden başlar.

Tedavide, kepek önleyici şampuanlar kullanılır. Bunların yanı sıra mayalara da etkili olan birtakım mantar ilaçlarının kür şeklinde ayın belli günlerinde aralıklı kullanımının faydalı sonuçlar verdiği kabul ediliyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder